Kocaman bir fark var!
Aralarında kocaman bir fark var! Kimle kim arasındamı fark var? Elbetteki başbakanımız ve cumhurbaşkanımız arasında fark var. Farkı tabiki biyolojik olarak tartışmayacağız ama aşikar olan bir gerçek var o da dış politikada yaşanan görüş ayrılıkları.
Bu farklılıklar siyasi manevralar mı yoksa iyiden iyiye bir ayrışmanın getirdiği sorunlarmı olduğunu şuan çözmek zor ama bir gerçek varki dış politikamızı hiç bu kadar tutarsız görmemiştim. Şuan bir taraf mersine diğer taraf tersine bir siyaset izliyor. İkiside bildiklerinin doğru olduğuna inanıyor olsa gerek. Fakat bu bize tutarsız, güvensiz, yapıcı olmayan bir dış politika olarak geri dönüyor. Asıl merak ettiğim dışişleri bakanımız acaba hangisinin talimatlarıyla dış politikayı sürdürüyor. Çünkü birisi millici bir politika diğeri küresel bir politika izliyor.
Erdoğan DTP'ye yüklenip terör örgütüne destek olduğunu vurguluyor. Doğu için merkezci bir milli politika öne sürüyor. Barzani'yi hiçe sayıyor. Diğer taraftan Gül bölgesel Kürt yönetimi ile de görüşme taraftarı bir politika izleyip Irak geizisi sonrası Irak'ın kuzeyinde bir Kürdistan'a olumlu sinyaller veriyor.
Gül Ermenistan'a maça gidiyor. Dostluk köprüleri kuruyor. Sınırların açılmasından, tarihin tozlu sayfalarını incelemekten bahsediyor. Erdoğan çıkıyor Karabağ sorunu varken sınır açılamaz gibi milleyetçi çıkışlar yapıyor.
Rasmussen krizinde Erdoğan milli ve dini duyguları ile ön plana çıkıyor. Nato genel sekreterliğini veto ediyor ve özür bekliyor. Diğer taraftan Gül ortamı sakinleştirecek açıklamalar yapıyor ve Türkiye'nin görüşü bir anda değişiyor ve uzlaşmacı bir tavır sergileniyor. Rasmussen'den özür bekledik. Biz beklemedik. Erdoğan istedi diye bekledik. Ama adam evirdi çevirdi ve özür dilemeden rest çekti. Birde skandal karikatürleri kartpostal haline getirirtip bizede kapak etti.
Erdoğan Davos'ta rest çekti ama akabinde Konya'da yapılacak olan tatbikata özel davetli olarak İsrail çağrıldı. İsrail tepki koydu ve gelmedi.
Sonuçta ortaya ciddiyetsiz, tutarsız ve başarısız bir politika örneği çıkıyor. İşte Rasmussen'de olduğu gibi. Evet gerçekten birisi millci diğeri küreselci, tanzimatçı bir politika sergiliyor. Erdoğan artık iyice zor durumda dış politikada. Hangi konuda tavır alıyorsa mat oluyor anında. (Davos, Nato Gen.Sek., Ermeni Meselesi, Kürt açılımı...)
Türk halkı ulusal politikamızda muhalefetiyle, iktidarıyla, aydınıyla, ordusuyla bu ulusu oluşturan tüm güçleriyle tek bir ses bekliyor. Başı dik bir politika istiyor. Güçlü bir Türkiye istiyor. Ulusal menfaatlerinin halkı adına işlediği politikalar bekliyor. Ama ortada tutarsızlıklar almış başını gidiyor.
Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz! Arkadaşına Gönder!
0 yorum yazılmıştır