Kan Kokan Barış
Marse Henry Watterson - Gazeteci Kafamızı ne yöne çevirsek birileri hep şunları söyler "Dünya'yı Yahudiler yönetiyor''. “Ufacık ülke koca Amerika’nın tamamına sahip” yada “Ne kadar zengin bu Yahudiler”. Evet, dünyanın korktuğu bir elin avucu kadar insanın oluşturduğu Siyonist birlik gerçektende bizi ve dünyanın geri kalanını neden bu kadar korkutuyor. Bu oluşumun gücü neden dünyanın çeşitli bölgelerinde gün geçtikçe daha çok hissediliyor. Ülkemizin ölü uykusundan uyanması gerektiği vakitte neden bu bir avuç insanın yönettiği yeni dünya nizamının bir piyonu olarak satrançtaki lokmanın bir parçası olarak kendimizi bu oyunda bulduk. Türkiye ve bölge halklarının kaderi başkalarının elinde mi? Henry Kissinger Özellikle etnik, dini, mezhepsel çatışmaların yaşanması bölge açısından kaçınılmaz bir durum. Dünya emperyalist paylaşım savaşında farklı bir noktaya sürüklenmek isteniyor. Tek kutuplu dünyanın mimarları için savaş çanları yeni bir “din” savaşı. Ama ne ilginçtir ki tüm bu olanlara rağmen halen medeniyetler ittifakı ile özellikle ülkemizin de liderliğindeki medeniyet grubunun diğer tarafı İslam dünyasını terörist ilan etmekte ve bizi barbar olan tarafta göstermektedir. Önümüzde kocaman bir Avrasya haritası var. İnanılmaz boyutlardaki yer altı zenginlikleri ile dolu bu bölge aynı Afrika ve Uzakdoğu Asya’daki gibi çeşitli bahanelerle işgal edilmeli ve halkı yok edilmeli ve zenginlikleri sömürülmeli ve geride kalan halka ise iç savaşlar bırakılarak başka yollarla da halk bağımlı hale getirilmelidir. Bu kadar sistemli bir işgal sürecinde ise ülkemiz tamamen dış politikasını sıfır çatışma üzerine yerleştirmiş olan müstemleke siyasetimiz ise emelleri parçalanmış Türkiye yaratmak olan düşmanları ile ittifaklara giderek bu paylaşımcıların tuzağına kendi elleriyle düşmeye çalışmaktadır. Artık bu halk her gün yeni bir bunalımla kalkmak istemiyor. Karşı tarafta toplar, tüfekler, insansız uçaklar gözlerin, zihnin, zekânın alamayacağı korkunç nükleer bombalar ve ordular olabilir. Bu yeni dünya düzeni madem insanlığı yok etmek, köleleştirmek adına savaşını sürdürüyor o zaman bizim bu gaddarlığa, zalimliğe karşı silahımız ülkemize, topraklarımıza olan inancımız olmalı. Bu paylaşım savaşındaki en güçlü silahımız bu inancımızdır. Biz eğer haklı tarafta isek ve buna sonsuz bir inancımız varsa Haklının yanında muhakkak ki tanrıda olur tabiatta olur ve diğer mazlum milletler de olur. İstiklal adına tek yok belki de bir türlü inşa edemediğimiz “milli demokrasi”yi harekete geçirmek.
"İnsanlık üzerinde belirgin izler bırakmaya ve daha önce Roma İmparatorluğu da dahil olmak üzere hiçbir ulusun yapmadığı şekilde, dünyanın geleceğini belirlemeye kendini adamış büyük emperyal bir cumhuriyetiz"
Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz! Arkadaşına Gönder!
0 yorum yazılmıştır