14/7/2009 · Kategori: Dış Politika, Strateji, Küresel Güç

Filistin'den Anadolu'ya Siyonist İşgal

"Ben bugün burada Yahudi Devleti'ni kurdum, ancak bunu yüksek sesle söylersem bütün dünya güler. Fakat beş sene içinde ya da elli sene sonra bunu herkes böyle bilecektir." Theodor Herzl - 1896

Yukarıdaki sözler yüzyıldan daha fazla önce söylenmiş bir İsrail devletinin kuruluşunu Dünya Siyonist Teşkilatı konferansında deklare eden sözlerden alıntıdır. Herzl o gün itibariyle Büyük İsrail devletinin haritasının koordinatlarını bile bildirmiştir. Toplantı sonunda Herzl ‘'Kuzey sınırlarımız Kapadokya'daki dağlara kadar dayanır. Güneyde de Süveyş Kanalı'na kadardır." demiştir.

Herzl'in dediği gibide olmuştur. Bu konuşmasından tam 50 yıl sonra İsrail Filistin topraklarında Birleşmiş Milletlerinde baskılarıyla İsrail devletini kurmuş bunu ilk olarak Amerika arkasından Sovyetler tanımıştır.

Bugün Türkiye'nin güneydoğu sınırlarındaki mayınlı arazinin temizlenmesi konusunda büyük bir dalaşma mevzusu olan İsrail parmaklı operasyonun bundan tam 100 yıl önce farklı adlarla Filistin'de nasıl yaşandığını ve İsrail'in kuruluşunu nasıl etkilediğini hep birlikte hatırlayalım, bellek tazeleyelim.

Siyonizm 19 yy içerisinde yeni devletini nerede kuracağı konusunda araştırmalara girdi. Ve karar kılınan yer kendi kutsal kitaplarında vaat edilen topraklar olan şimdiki Filistin topraklarında karar kılındı. 1850'lilerin ortalarında o zaman Osmanlı'ya bağlı Filistin topraklarında arazi satın almaları başladı. Zaten Duyun-u Umumiye ile iyice zayıflayan Osmanlı'da toprak satışları İsrailliler için bürokratik engellerle meşakkatli olsa da bölgesel yönetimlerde ki para düşkünü memurlar sayesinde zorlanmadan satın alabiliyorlardı.

Diğer bir toprak alım şekli ise günümüzde bizim topraklardaki emellerinin de paralelinde olan "işletilebilir arazilerin düzenlenmesi, toprakların taşlardan arındırılması,  verimsiz arazilerin ıslah edilmesi" ile toprak işletmesinin Yahudilerin eline bırakılmasını öngören çalışmaların yaygınlaştırılması ile derinden toprak işgaline göz yumulmasıydı. Nitekim son olarak ta Avrupa'da huzur ve rahatlık içerisinde yaşayan Yahudilerin bu topraklara yerleştirilmesi için Avrupa'da yaşanılan soykırımlar ve göçe zorlanmaları.

İsrail'in su sorunu

Bugün İsrail'in büyük ölçüde su sorunu bulunmaktadır. Suyunu Akdeniz'deki tuzlu suyun arıtılarak elde edilmesiyle halletmeye çalışan İsrail için bu büyük maliyet demektir. Bu amaçla Suriye ile arasındaki en büyük husumetlerden biri olan Golan tepelerinden su ihtiyacının üçte birini karşılamasına rağmen Ortadoğu adına en önemli kaynaklar Fırat ve Dicle nehiridir. Bu yüzden bu su kaynaklarının hâkimiyeti konusunda büyük çabalar sarf etmektedir. Bu da İsrail'in orta doğunun kuzeyindeki emelleriyle ilgili önemli detayların içerisinde yer almaktadır.

Yüzyıl önce nüfusun yirmide biri kadar olan Yahudi yerleşimciler bugün toprakların gerçek sahibi edasıyla toprakları nüfus oyunlarıyla işgal etmişlerdir. Bu nüfus oyunlarından bahsetmişken geçtiğimiz yıllarda 2000 civarı İsrailli kadının doğum yapmak üzere Şanlıurfa'ya geldiğini ve kimlik ibaresinde çocukların doğum yerlerinde Urfa yazdığını hatırlatmakta fayda var. Yakın bir gelecekte kendi doğdukları topraklara(!) gelip mülkiyet hakkı aramaya kalkışmaları bize hiçte garip gelmemeli.

İşin ilginç yanı bu arazi temizleme meselesi de nerden patlak verdiği ile ilgili. 1992 yılından bu yana bu mayınlı arazinin temizlenmesi ile ilgili Türkiye'de bir gündem var ama hem Ordu hem de hükümetler bu işi ağırdan ala ala birbirlerinin üstüne ata ata günümüze getirmişler. Son olarak 2004'te Ottawa sözleşmesi ile 2008 Mart ayına kadar ülkesindeki tüm döşeli mayınları temizleme taahhüdünde bulundu. Bu yüzden artık gündemden düşeceğe benzemiyor.

Şimdi sıkı durun ben bu araziyi temizleyecek donanıma sahip değilim diyen TSK son zamanlarda çatışmalarda değil de mayınlı patlamalarda kaybetmesi üzerine 50 adet mayın temizleme aracı (!) alınması adına ihale açtı.

İsrail'in büyük rüyasını gerçekleştirmek adına karanlık rüyalara dalmış durumda ve bu rüyanın içerisindeki toprakların kuzey kısmını oluşturan topraklar Anadolu topraklarıdır. Bu yüzden İsrail ile ilişki içerisinde olanlar şunu iyi bilmelidirler ki her etkinin birde geri tepkisi bulunmaktadır. Bu geri tepki bir gün gelir bazı işbirlikçilerini kendi kazdıkları çukura aynen gömer geçer.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz! Arkadaşına Gönder!

0 yorum yazılmıştır

« Önceki :: Sonraki »