DTP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan: Meclis'in acil gündemle toplanıp "Kürt sorununu" konuşamadığını, sorunun hep askere havale edildiğini söyledi."

Bu söylem ile vekilin istediği hangi Kürt sorunun çözümü için mücadele edilmesi gerektiğinin iyi irdelenmesi gerekiyor. 25 yıldır askeri anlamda hiçbir çözüm getiremediğiniz bir davada artık işin boyutunun farklı noktalara geldiğini "biz bölünmeyiz, böldürmeyiz" sözleri ile bizleri oyalayanların Irak'ın kuzeyindeki bölgeye artık Geçici Kürt Yönetimi sıfatıyla hitap ettiklerinide görünce bu mücadelenin sadece askeri bir mücadele olarak algılanmaması gerektiğini bize sözde dost tavsiyesi ile anlatmaya çalışıyor vekil.

Bu meseleyi bitirebilmek için elbette ki öncelikli olarak silahlı unsurlara karşı silahlı unsura ihtiyaç duyulacaktır ama bu sadece vur-yık taktiğinden ileri gitmeyecektir. Bölgenin sorununun çözümü sadece askeri olarak değerlendiren geçmiş hükümetlerin bir arpa boyu yol alamadığı meselede maalesef AKP hükümetide topu ordunun üzerine atmış ve sadece günlük askeri çözümlerle olaya yaklaşmıştır.

Çözüm askeri müdahelenin yanında siyasi müdahalede de yatmaktadır. Siyasi müdahele noktasında istenilen DTP'nin ortaya koyduğu siyasi çözüm değil Türkiye'nin halkçı ve devletçi politikaları ile bölgenin genelini kapsayacak türden bir açılım ile gerçekleşecektir.

Bugün bu olaylar gösteriyor ki gidişat PKK'nın ve onun sahiplerinin istediği doğrultudadır. Çünkü bugün en milliyetçi en vatansever kesim bile doğuyu insanı boyutlarıyla gözden çıkarmıştır. Yani Edirne'den Hakkari'ye kavramı maalesef doğu sınırlarını geçtiği vakit hem batıda hem doğuda sınırlandırılmaktadır. Halk bölünmeye doğru sürükleniyor. Batılı halk yarın belki Hakkari'den değil dahada batıdan bir izole etnik sınır isteyecektir.

Gidişat vahim. Halk ne kadar tek bilek tek yürek olarak sesini yükseltse de doğuyu siyasi anlamda kafasında bitirmiş ve silahlı mücadelenin tek çözüm olduğu yönünde fikirlere sahip olmuş durumda. Bu acı verici. Bu bölünmüşlük fikri Misak-i milliye ters gelse de halka bu yönde dayatılıyor. Batılı ajanlar işlerini büyük bir özveri ve başarıyla sürdürüyor. Bundan yüz yıl önce batılı ajanların ülkemizin doğusunda İstanbul hükümetince cirit attırılmasının üzerinden geçen bu yüz senelik devrede değişen pekte bir şey olmadığı gün yüzüne çıkıyor. Türkiye'nin doğusu istihbarat servisleri ajanları ile dolmuş taşmış. Doğuda istedikleri örgütlenmeleri ve illegal çalışmaları yerine getiriyorlar.

Bu tablodan kurtulmak için yapılması gereken hakkını, hukukunu araması bilen bireylere sahip olmak. Türk milletinin bu meselede daha serinkanlı olması ve siyasi iradeden doğu adına daha etkin rol almasını istemesi gerekmektedir. Eğer doğu trenini bugünden kaçırırsanız o istasyona talip olacak o kadar batılı güç var ki size o istasyon hayallerin ötesinde kalmaktan başka bir yarar sağlamaz.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Etiketler :

Yorum Gönder

Adınız :

Yorum Başlık:

Yorumunuz:

0 yorum yazilmistir