Bitmeyen Kıbrıs Meselesi
Hasta Osmanlı İmparatorluğunun artık yavaş yavaş ölüm döşeğine yaklaştığı ve borç batağına girdiği süreçte İngiltere 1878 yılında doğudaki petrol egemenliğinin kontrol üssü olarak hayallerini süsleyen adayı Osmanlı'dan kiralamış ve bu süreçten günümüze Kıbrıs meselesi yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti'nin de başlıca meseleleri arasında yer almıştır.Osmanlı egemenliğinden İngiliz egemenliğine geçmesiyle birlikte adanın hükümranlığını eline geçirmek isteyen Kıbrıslı Rumların adayı bir Yunan toprağı yapma gayretleri vesilesiyle ortaya bir tasarı çıkartılmıştır. Bu tasarının adı "ENOSİS" tasarısıdır.
Adada bugüne kadar gelen süreç içerisinde yavaş yavaş filizlenen ve batının da desteğiyle güçlenen bu ruha karşı 1940'lı yılların başında Dr. Fazıl Küçük liderliğinde bir Kıbrıslı Türk direnişi baş göstermiştir.
Türklerin egemenlik haklarını hukuki yollardan savunma ihtiyacı duyduğu dönemde Rumlar ise adadaki İngiliz güçlerine ve yaşayan Kıbrıslı Türklere karşı silahlı direnişi başlatmak ve günümüzde halen acılarının hissedildiği olayların başlamasına neden olan terör örgütü "EOKA"nın kurulması ile birlikte ada artık içinden çıkılmaz bir kargaşanın içine sürüklenmiştir.
Bunun akabinde Rumların Türk köylerine saldırılarında yerel halkı örgütlemek, savunmaya geçmek ve Kıbrıslı Türklerin onur mücadelesinde halkı bilinçlendirmek adına T.M.T.(Türk Mukavemet Teşkilatı) 1957 yılında dönemin başbakanı Adnan Menderes'in de örtülü ödenek desteği sayesinde Lefkoşa'da aralarında ilerde adanın efsane lideri haline geçecek Rauf Denktaş'ın ve arkadaşlarının liderliğinde kurulmuştur.
Özellikle II. Dünya savaşı sonrasında dünyanın birçok yerindeki sömürge devletlerinin özgürlüklerini kabullenen İngiltere adadan da belli oranda çekilerek adanın egemenlik hakkını Kıbrıslı Rumlara devretmiş ve bugünkü karmaşa ortamının oluşmasında başlıca rolü üstlenmiştir.
1959 yılında yapılan içerisinde Türkiye, Yunanistan, İngiltere'nin de bulunduğu ülkelerin garantörlüğünde yapılan anlaşmalar neticesinde adada bir Kıbrıs cumhuriyeti kurulmasına karar verilmiş ve cumhurbaşkanlığına da bir din adamı Başpiskopos Makarios getirilmiştir.
Bu anlaşmalar neticesinde adadaki her iki toplumun eşit hak ve hürriyetlere sahip olması maddesi ile birlikte tek toplum, tek devletli oluşum ile birlikte adada kısmi barış sürecine girilmiştir. Fakat Makarios'un adadaki Türk egemenliğinden rahatsız olması münasebetiyle adadaki Türk gerçeğini azınlığa indirme çabası Türklerce sert bir şekilde eleştirilmiş ve iç karışıklıklar özellikle "EOKA" örgütünce çıkarılmış ve adada bir insanlık vahşetini oluşturan toplu katliamlara, tecavüzlere, kimliklerin yok edilmesi sürecine doğru sürüklenmiştir.
Bu arada adanın Yunanistan adası olması amaçlı çalışmalar adına oluşturulmuş "ENOSİS" tasarısı Rumlarca yok sayılarak adanın tamamen Rum egemenliğine girmesi adına Yunanistan devre dışı bırakılmaya çalışılmıştır.
Arkasından adada etnik temizliğe gidilmesini arzulayan Yunan askeri yetkilileri adada utanç soykırımlarına imza atarak yaşlı, genç, kadın, erkek demeden toplu katliamlara başlamış ve Türkiye tüm siyasi diplomatik çabalarına karşın karşısında bir muhatap bulamamıştır.
Bu noktada siyasi hiçbir getiri sağlayamayan Türkiye, garantörlük hakkını kullanarak adaya 20 Temmuz 1974 günü askeri çıkarma yaparak adanın işkence, zulüm, toplu katliam ve tecavüzden geçirilen soydaşlarına yardım eli uzatmak için Barış harekâtı gerçekleştirmiş ve vatanlarından daha önce hiç karşılaşmadıkları, belki de adlarını duymadıkları soydaşlarına yardım etmek üzere gelen yüzlerce Mehmetçik yavru vatanda şehit düşmüştür.
İşte bu bağlamda onlarca kez görüşmeler ve neticesinden ortak bir noktaya varılamayan çalışmalar neticesinde Türk tarafının " iki kesimli Federatif Devlet" teklifine sıcak bakmayan Rumların tutumuna karşılık 1975 Şubat ayında "Kıbrıs Türk Federe Devleti" kuruldu. İkili görüşmelerinde Makarios'un ölümünden hemen kısa bir süre sonra tamamen kilitlenmesi neticesinde 15 Kasım 1983 yılında Dr. Fazıl Küçük'ün en yakın çalışma arkadaşlarından ve Kıbrıslı Türklerin büyük savunucu Rauf Denktaş'ın liderliğinde bugünkü adıyla "Kuzey Kıbrıs Türkiye Cumhuriyeti" olarak adlandırdığımız bağımsız devletin temeli atılmıştır.
Kıbrıslı Türk'lerin onur mücadelesi adına siyasi, askeri anlamda onur mücadelesi vermiş, canını vatan müdafaasında feda etmiş bütün Türk askerlerinin, siyaset adamlarının ve adadaki direnişin örgütleyicisi Türk Mukavemet Teşkilatı yetkililerinin, mücahitlerin ruhlarının şad olması dileğiyle.
Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz! Arkadaşına Gönder!
0 yorum yazılmıştır