Adalet mülkün döviz rezervimidir?
Dünya'nın son iki yüzyıllık ekonomik, siyasal, sosyal, kültürel, inançsal yönetim biçimi geçtiğimiz günlerde bir lastik patlaması ile hafif hız kaybına uğradı. Dünyada borsalar, dengeler, ekonomik stratejiler bir anda alt üst oldu. Oldu ama bundan kim zararlı çıktı kim karlı çıktı. Bunlar bizim kafa yoracağımız şeyler değil. Biz konumuza bakalım.
Malum gelişmekte olan ülkeler sınıfındaki Türkiye'de de bu krizin etkileri olumlu olumsuz yaşanıyor ve yaşanacak. Fakat bir adaletsizlik döndüğü ortada. Ortada bir kriz var ama buna ağlayan yok. Ekranlarda herkes neşe saçıyor.
Dünya ekonomik krizle dalgalanırken bizde iki grup var ki izlemeye doyamıyoruz. Birisi bildiğimiz muhafazakâr liberal demokratlar diğer tarafta Kapitalizm'in çöktüğüne inanan ve her çıktığı tartışma izlentisine, mecmualara, köşe yazılarına Karl Marks'ın portresini kucaklayarak çıkan işte Komünizm'in zaferi nidalarıyla kendilerinden geçen bazı hayalciler.
Şimdi kim kazandı kim kaybetti. Bunlar ayrı mevzular. Bunlarla da ilgili bildiğimiz ne varsa dökeriz ortaya tartışırız. Asıl tartışılması gereken Türkiye'deki ekonomik krizin getirdikleri ve götürdükleri.
"Adalet mülkün temelidir". Güzel bir sözdür. Adalet mülkün koruyucusudur. Ama bizim ülkemizde mülk sahibi Halk mıdır? Yoksa Türkiye'nin o ulaşılamaz, hani hep rakamlarla telaffuz edilen birkaç milyonu mudur?
Başbakanımız ne dedi. Ben demedim o dedi. "Türkiye krizden karlı çıkmanın yolunu elbet bulacaktır." Önemli bir söylemdir. Kime söylendiği bellimidir bilinmez ama birileri iyi bir ders çıkarmış. Ülkedeki ekonomik adalete bakalım.
1 Eylül itibariyle dolar 1.150 TL civarında geçtiğimiz hafta ne durumdaydı? 1.700 TL civarında yani süreç iki aylık bir süreç bile değil aradaki kar oranımız kaç lira arkadaşlar yaklaşık olarak %50 civarında. Dile kolay 1 milyar dolarınız ile Türkiye'de dolara yatırım yapmış olsanız geçen hafta itibariyle 1,5 milyar dolar ile evinize dönersiniz. İşte Liberal ekonomi. İşte kapitalizm. İşte sosyal devlet. İşte birilerince Mübarek sistem. Bu hesabı benim ilkokul mezunu annem bile iyi yapabiliyor.
Şimdi bugüne geri dönmeden bir film anlatayım. Hepiniz çok iyi bilirsiniz. "Cibali Karakolu" diye muazzam bir filmimiz var. Filmde hiç unutamayacağım bir sahne var. Bizim komiser rutin görevlerinden biri olan randevu evi şikâyeti baskınına ekibiyle gitmeden kendisinin de müdavimi olduğu yerin patroniçesine bir telefon açar ve baskın olacağını söyler. Kızları üst kata çıkarmasını ve asılı olan resminin de kaldırılmasını ister. Baskın gerçekleşir ve operasyon tertemiz, kimsenin canı acımadan bitirilir.
İşte bizde de bu birkaç milyonluk kesim de ekonominin içinde bir değişikliğe gidileceği zaman birilerince önceden haberdar edilir ve bu iş onlar için zararsız ziyansız hatta üstüne de milyoncuklar katılarak atlatılır. Bunların evlerinde de bildik tanıdık simaların resimleri duvarlardadır. Onlar Türk siyasetinin 70 yılına damga vuranların portrelerini duvarlarından indirmezler. Kimler yoktur ki o tabloda. Toprak ağaları, sülü babaları, tonton amcaları, anaları, bacıları ve son olarak ta durmak yok yola devamcıları. O resimler orada baki kalacaktır.
Konuya devam edelim. Şimdi siz bu adaletli ekonomide reel ekonomi gereği bu paranızı riski göze almayı kabul ederek yatırıma dönüştürür mü sünüz. İşsizlik denen büyük sıkıntıya çare olabilir misiniz? Ekonomik kriz içinde çırpınan esnafa gidin sorun bakalım "İki ayda %50 kazanç mı yoksa protestolu senetler, vurulmuş çekler mi" Türkiye'de hangi sektör size iki ayda milyon dolarcıklar sağlanabilir. Peki, dünyada kriz ile ilgili ne gelişme oldu. Dünyada dengeleri değiştiren nedir? Peki, bugün dolar düşüşte ne oldu ne bitti? Herhalde bir sonraki birkaç milyonluk neslinin karnını doyurmak için gününü beklemeye çekildi. Haydi, bakalım iyi hesaplayın bu ülkede birkaç ayda "Milyonluk Eşek" olanların olduğu bir ülkede adalet nerede olur elbette ki mülkün temelinde.
Bize düşen ise zenginin parası züğürdün çenesi örneğine emsal teşkil etmek. Yoksa birilerinin haksız kazancında gözümüz olabilir mi mülkün onların olduğu sapının da bizlere verildiği sürece.
Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz! Arkadaşına Gönder!
0 yorum yazılmıştır